Frankenstein -ya da Modern Prometheus-
Bilim kurgu
Edebiyat uyarlaması
Bu film hakkında konuşmaya başlamak için geçmiş uyarlamalara ve elbette filmimizin uyarlandığı ve hayranlık duyduğum edebiyat eseri olan "Frankenstein -ya da Modern Prometheus- kitabının yazarı Mary Shelly'ye değinmemek imkansız olacaktır.
İlk yayın tarihi 1818 yılı olan Frankenstein kitabının orijinal hali Mary Shelley tarafından gotik edebiyat üzerine yazılmış en değerli eserlerden biri olarak defalarca tiyatroya ve sinemaya uyarlanmıştır. İzlediğimiz çizgi dizilere dahi konu olmuştur çoğu durumda. Frankenstein vurgusu yapılan diziler arasında çocukluğumdan hatırladığım Ben10 dahi vardır. Burada şunu söylemek gerekir ki birçok Frankenstein filmi orijinal hikaye olarak kitabı referans almadığı için aslında gerçek bir sinema estetiğine sahip değildir.
Ne demek istediğimi daha iyi açıklamam gerekirse orijinal hikaye zamanında kıta Avrupası'nda tiyatroya uyarlanıyor. Bunun akabine
Kitapta yaratığın yaratım anından bahsedilmez ve bundan bahsedilmediği gibi Frankenstein filmlerinden alışık olduğumuz elektrik akımı-şimşek-yıldırım durumları da yoktur. Bu durum bir şekilde kitabımızın tüm uyarlamalarına yapışmış olsa da bu filmdeki az miktarda tutulması durumu rahatsız ediciliği minimum seviyede tuttu.
Yaratığın yaratımını kitaptaki Victor karakteri zaman içinde gerçekten unutur fakat filmde karakterin yaratığa karşı kötü bir tutum içerisinde olması net bir sebebe bağlanamaz. Kitapta yaratık kendisine bir eş isterken Victor tarafından böylesi kötücül bir yaratığın üreyerek Dünya'ya yayılması ihtimali sebebiyle reddedilir. Bu reddedilme durumu yaratığı cinayetlere iter ve kardeşi,aşık olduğu kadın ve Victor'a yakın kimseler yaratık tarafından canice öldürülür. Filmde ise yaratık olduğundan masum gösterilmiş ve Victor karakteri yalnızca kardeşinin eşine yai Elizabeth karakterine aşık olduğu için ve Elizabeth de yalnızca yaratığa ilgi duyduğu için Victor'un nefreti yaratığın üzerine işlemekte.
Genel Yorumlarım
Benzer Örnekler
Bu filmi ve haliyle de kitabı düşünecek olursak Ex_Machine filmi ile muazzam oranla benzerlikler göstermekte olduğunu fark edebiliriz. Bunu yarattığın canlının "özgürlük" ve "yalnızlık" felsefesi ve buna ek olarak kendisine "eş" arama duyguları üzerinden yeni doğmuş ve Dünya'yı 'boş bir levha' gibi görürken sıfırdan öğrenişi şeklinde yorumlamaya kalkarsak aradaki benzerliğin oranını daha iyi anlayabiliriz.
Ridley Scott tarafından yönetilen Alien serisine ait bir film olan Alien:Covenant filminde gördüğümüz bir sahne vardı;Herkes "Ozymandias" şiirini Percy Bysshe Shelley'nin yazdığını düşünüyordu fakat şiirin aslında Mary Shelly'nin eseri olduğu fakat dönemin şartları dolayısıyla ataerkil düzene uyarak şiiri eşinin adıyla yayına aldığı konuşuluyordu 'iki robot' tarafından.
Frankenstein eserinde bu şiir bulunmuyor olmasına karşın filmimizin yöentmeni 'Guillermo del Toro Gómez' büyük olasılıkla şiirin orijinalinin Mary Shelly'ye ait olduğunu kabul ederek filmde bu repliği geçirmek suretiyle selam veriyor edebiyat okuru seyircisine.
Edebiyata Saygı Duruşu
Yazımı burada noktalarken sizlere satır aralarında bahsettiğim "Ex_Machine" filmini izlemenizi ve orijinal metni okumanızı tavsiye etmeyi unutmamak isterim.